Rüşvet Suçu ve Cezası (TCK m. 252)

            Rüşvet suçu, rüşvet alan ve rüşvet veren olmak üzere birden fazla faili olan bir “karşılaşma” suçudur. Bir tarafta rüşvet veren; diğer tarafta ise rüşvet alan kamu görevlisi bulunmaktadır, iki taraf da fail konumundadır, mağdur ise toplumu oluşturan herkestir. 

Rüşvet suçunda, rüşvet veren açısından, bir kamu görevlisinin göreviyle ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracılar vasıtasıyla, kamu görevlisine veya göstereceği başa bir kişiye menfaat sağlanması suçun konusunu oluşturur.

Rüşvet alan konumundaki kamu görevlisi açısından ise, göreviyle ilgili bir işi yapması veya yapmaması için, doğrudan veya aracı vasıtası ile, kendisine veya göstereceği başka bir kişiye menfaat sağlanması suçun konusunu oluşturur. Rüşvet alma suçu yalnızca kamu görevlisi tarafından işlenebileceğinden “özgü suç” niteliğindedir.

Yapılacak iş kamu görevlisinin görevi gereği yetkisinde olan bir iş olmalıdır. Böyle değil de kamu görevlisi sıfatını kötüye kullanılarak yetkisi olmadığı bir iş için  yarar sağlanmışsa TCK md. 255. maddedeki nüfuz ticareti suçu söz konusu olacaktır, rüşvet suçuyla karıştırılmamalıdır.

Önemli diğer bir husus ise yapılacak veya yapılmayacak işin kamu görevlisinin yetki alanında fakat hukuka uygun olmayan bir iş olması gerekir. Görevi gereği zaten yapması veya yapmaması gereken bir iş dolayısıyla menfaat sağlaması halinde icbar suretiyle irtikap ( TCK m. 250/1) suçu oluşacaktır, bu durum da rüşvet suçuyla karıştırılmamalı ve buradaki hukuka uygun olmayan bir iş olması gerektiğine dikkat edilmelidir.

Buradaki menfaat açısından ise kamu görevlisinin ekonomik, hukuksal veya kişisel durumuna etki ederek iyileştiren ve tatmin eden şeylerdir. Maddi ve fiziki olması şart değildir örneğin cinsel arzuları tatmine yönelik menfaatler de bu kapsamda değerlendirilir.

Suçun cezası: Her iki fail ve fiil açısından da aynı ceza belirlenmiştir, buna göre rüşvet alma ve rüşvet verme suçlarının cezası 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası şeklindedir.

Rüşvet Anlaşması (TCK m. 252/3)

            Rüşvet anlaşması, rüşvet alan ile rüşvet veren arasında aynı amacın gerçekleşmesine yönelik, tarafların özgür iradeleriyle yaptıkları bir suç anlaşmasıdır. Rüşvet alan konumundaki kamu görevlisi ile rüşvet veren konumundaki iş sahibinin, kamu görevlisinin görevi ile alakalı bir işi yapması veya yapmaması ve bunun karşılığında kamu görevlisine veya göstereceği bir kişiye menfaat sağlanacağı hususunda anlaşmaya varmaları halinde rüşvet anlaşması söz konusu olur. Kanunda rüşvet anlaşması yapıldığı taktirde suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunacağı düzenlenmektedir. Buna göre rüşvet suçu bir “kalkışma suçudur”, anlaşılmış olması yeterlidir , anlaşma sonrasında vaatlerin yerine getirilip getirilmediği önemli değildir.

Rüşvet Suçunda Teşebbüs ve Cezası (TCK m. 252/4)

            Rüşvet suçuna teşebbüs , TCK genel hükümlerdeki düzenlemelerden ayrı olarak düzenlenmiştir. Rüşvet suçuna teşebbüs birtakım seçimlik hareketlerle işlenir, bunlar:

            Bir kimsenin, kamu görevlisine, görevi ile ilgili iş karşılığında rüşvet teklif etmesi fakat bunun kamu görevlisi tarafından kabul edilmemesi durumunda, rüşvet anlaşması tamamlanmamış, teşebbüs aşamasında kalmış olacaktır. Veya,

            Kamu görevlisinin, göreviyle ilgili karşı taraftan rüşvet istemesi fakat bunun karşı tarafça kabul edilmemesi durumunda yine teşebbüs aşamasında kalmış olacaktır.

            Yahut da tarafların rüşvet konusunda görüşme yapmaları fakat bir anlaşmaya varmamaları, örneğin rüşvet teklifi karşısında kamu görevlisinin süre talep etmesi fakat sonradan teklifi reddetmesi durumunda, iki taraf açısından da teşebbüs aşamasında kalmış olacaktır.

            Bu durumlarda verilecek ceza , suçun rüşvet anlaşmasının tamamlanmış olması halinde verilecek cezanın yarı oranında indirilmesi şeklindedir.

Rüşvet Suçuna Aracılık Etme ve Cezası (TCK m. 252/5)

            Rüşvet suçunda teklifin verilmesi yahut anlaşmanın yapılması ya da rüşvetin temini hususlarında, tarafların bizzat görüşmesi veya iletişime geçmesi gerekmez. Rüşvet teklifini ileten veya rüşvet anlaşmasının yapılması için bir tarafı veya tarafları temsilen görüşme gerçekleştiren ya da rüşvetin temini hususunda çalışan kişi aracı konumundadır. TCK’ya göre rüşvet suçuna aracılık eden kişi kamu görevlisi olup olmadığına bakılmaksızın müşterek fail olarak kabul edilmiştir ve buna göre suça iştiraki oranında 4 yıldan 12 yıla hapis cezasına hükmedilecektir.

Rüşvet Suçunda Lehine Menfaat Sağlanan 3. Kişinin Sorumluluğu(TCK m.252/6)

            Rüşvet suçunda menfaatin, kamu görevlisinin kendisine sağlanması şart değildir. Buna göre menfaat 3. bir kişiye veya tüzel kişiye sağlanmışsa, 3. Kişi veya tüzel kişi lehine menfaati kabul eden yetkili kişi, kamu görevlisi sıfatı olup olmadığına bakılmaksızın, müşterek fail olarak iştiraki oranında 4 yıldan 12 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır

Rüşvet Suçunda Daha Ağır Cezayı Gerektiren Haller (TCK m. 252/7)

            Rüşvet alan, rüşvet talebinde bulunan ya da rüşvet anlaşması yapan kişini yargı görevinde bulunan kişi, hakem, bilirkişi, noter veya yeminli mali müşavir olması durumunda verilecek ceza 3 te 1’den yarısına kadar artırılır.